• Home  
  • KUYUMCULUĞUN GELECEĞİ ELMAS KULE’DE
- Röportaj

KUYUMCULUĞUN GELECEĞİ ELMAS KULE’DE

Gençoğlu Grup tarafından yapımı gerçekleştirilen Elmas Kule projesi, en önemli yapı taşlarından biri olarak sektördeki yerini aldı.

Kuyumculuğun geleceği Elmas Kule’de 

Gençoğlu Grup tarafından yapımı gerçekleştirilen Elmas Kule projesi, en önemli yapı taşlarından biri olarak sektördeki yerini aldı. Gençoğlu Grup Yönetim Kurulu Eş Başkanı Naim Gençoğlu’na kendisi ve Elmas Kule projesi ile ilgili merak ettiklerimizi sorduk.

Giriş   

İş dünyasında uzun yıllardır attığı başarılı adımlarla tanınan Naim Gençoğlu, Gençoğlu Grup tarafından hayata geçirilen Elmas Kule projesiyle yeniden gündemde. Sektörde dikkat çeken bu projeyi daha yakından tanımak, çıkış noktası ve hedeflerini öğrenmek için Gençoğlu Grup Yönetim Kurulu Eş Başkanı Naim Gençoğlu’na sorularımızı yönelttik.  


Naim Gençoğlu kısaca kimdir, bugün sizi bu noktaya getiren yol nerede başladı? 

Bu yolculuk, küçük bir atölyede başlayan üretim tecrübesinin zamanla kurumsal bir yapıya dönüşmesiyle şekillendi. 50 yılı aşkın sürede Gençoğlu ailesinin yıllar içinde edindiği üretim disiplini, kalite anlayışı ve ticari refleksleri, bugünkü Mioro’nun ve başta Elmas Kule olmak üzere pek çok değerli gayrimenkul projesinin temellerini oluşturdu. 

Bu yolculuk, üretimin merkezde olduğu kuyumculuk tecrübesiyle başladı. Zaman içinde bu birikim, Mioro markasıyla endüstriyel ölçekte üretim yapan, ihracat odaklı ve global pazarlarda güçlü bir yapıya dönüştü. 

Aynı üretim disiplini ve uzun vadeli bakış açısı, gayrimenkul alanında da kendini gösterdi. İhtiyacı doğru analiz eden, işlevi merkeze alan ve değer üreten projeler geliştirmek, kuyumculuktaki tecrübenin doğal bir uzantısı oldu. Bugün hem mücevher hem de gayrimenkul tarafında sürdürülebilir, planlı ve kalıcı yatırımlar yapmamızın temelinde bu yaklaşım yatıyor. 

Elmas Kule kuyumculukla emlak yatırımını bir araya getiren farklı bir hamleydi. Bu proje sizin için ne ifade ediyor? 

Elmas Kule, benim için sadece bir gayrimenkul yatırımı değil; kuyumculuk sektöründe yıllar içinde edindiğimiz tecrübenin somut bir karşılığı. Sektörün üretimden ticarete kadar yaşadığı ihtiyaçları birebir gözlemlemiş biri olarak, yalnızca bina değil, işlevi olan, sektörün gerçekten kullanabileceği bir yapı ortaya koymak istedik. 

Bu projede amacımız, kuyumculuğun gerektirdiği güvenlik, altyapı, havalandırma ve üretim koşullarını tek bir çatı altında, modern ve sürdürülebilir bir anlayışla birleştirmekti. Aynı zamanda çalışanların gün ışığı alan, ferah ve ulaşımı kolay bir ortamda üretim yapabilmesini çok önemsedik. Elmas Kule’yi farklı kılan da tam olarak bu bakış açısı oldu. 

Sektöre katkı açısından baktığımızda, Elmas Kule’nin sadece bugünün ihtiyaçlarını değil, geleceğin beklentilerini de karşılayan bir yapı sunduğunu düşünüyorum. Üretim standartlarını yukarı taşıyan, iş verimliliğini artıran ve sektöre yeni bir çalışma kültürü kazandıran bir proje olması bizim için en büyük gurur. 

Elmas Kule, kuyumculukla gayrimenkulü buluşturan bir yatırım olmanın ötesinde, sektör için kalıcı bir değer üretme hedefinin bir yansımasıdır. 

Projeyi Yenibosna’da konumlandırmanız stratejik bir tercih gibi duruyor. Bu lokasyonu özellikle seçme nedeniniz neydi? 

Yenibosna’yı tercih etmemizin temel nedeni, kuyumculuk sektörünün bugün ve gelecekte ihtiyaç duyacağı tüm dinamikleri aynı noktada buluşturabilmesiydi. Ulaşım, lojistik ve iş gücü erişimi bu kararın en önemli unsurlarıydı. Basın Ekspres hattı, E-5, metro ve havalimanına olan yakınlık; hem üretim hem de ticaret yapan firmalar için ciddi bir zaman ve maliyet avantajı sağlıyor. 

Bunun yanı sıra Yenibosna, merkezi bir konumda olmasına rağmen planlı gelişime açık nadir bölgelerden biri. Bu da uzun vadeli yatırım perspektifi açısından önemliydi. Sektörün belirli merkezlerde sıkışıp kaldığı bir dönemde, daha erişilebilir, daha modern ve ölçeklenebilir bir alan yaratmak istedik. 

Elmas Kule’yi konumlandırırken amacımız yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek değil, önümüzdeki 20–30 yılı da öngörebilen bir merkez oluşturmaktı. Yenibosna, bu vizyonu hayata geçirmek için hem sektörel hem de gayrimenkul açısından en doğru adreslerden biri oldu. 

Elmas Kule teknik altyapısı ile öne çıkan bir proje, bunu bizim için biraz detaylandırır mısınız? 

Elmas Kule, tamamen sanayi altyapısına uygun şekilde planlandı. Isıtma-soğutma altyapısı hazır olup, atölyeler yalnızca iç tefrişatlarını yaparak sisteme entegre olabiliyor. Yüksek kapasiteli basınçlı hava kompresörleri, elektrik kesintilerine karşı 7 adet jeneratör, yük asansörü olarak da kullanılabilen toplam 20 asansör, yüksek kapasiteli arıtma tesisleri ve çatıdaki asit yıkama kuleleriyle; gerek elektromekanik gerekse inşai anlamda uluslararası standartlarda bir altyapı sunuyoruz. 

Proje, sanayi imarlı arsamız üzerinde ve tamamen sanayi kullanımına uygun şekilde hayata geçirilmiş olmasıyla, Elmas Kule’yi uzun yıllar boyunca sektörün dinamiklerine uyum sağlayacak güvenli ve sürdürülebilir bir üretim merkezi haline getiriyor. Bu süreçte en çok önem verdiğimiz başlıklar insan sağlığı ve atölye güvenliği oldu; tüm sistemler, alanında uzman danışmanlarla birlikte en yüksek standartlar gözetilerek planlandı. 

Ayrıca Elmas Kule, güncel deprem yönetmeliklerine uygun olarak tasarlanmış, zemin etütleri detaylı şekilde yapılmış ve taşıyıcı sistemleri yüksek dayanım kriterlerine göre projelendirilmiştir. Depreme karşı maksimum güvenliği sağlamak amacıyla yapı tasarımından uygulamaya kadar her aşama titizlikle denetlenmiş, kullanıcıların güvenle üretim yapabilecekleri sağlam ve dayanıklı bir yapı oluşturulmuştur. 

Elmas Kule 3 etaptan oluşan ve “kuyumculuğun geleceği” olarak tanımlanan bir proje. Projenin fikir aşamasından bugüne uzanan süreci bizimle paylaşır mısınız? 

Elmas Kule’yi, İstanbul Bahçelievler’de, Yenibosna’da kuyumculuk sektörü için özel olarak tasarlanmış modern bir mikro-atölye ve atölye kompleksi olarak hayata geçirdik. Gençoğlu Grup’un 50 yıllık tecrübesinden aldığımız güçle bu projede, Kapalıçarşı’dan gelen üretim kültürünü ve dinamizmi; çağdaş, düzenli ve sürdürülebilir bir üretim anlayışıyla buluşturmayı hedefledik. 

Elmas Kule’yi ilk günden itibaren bütüncül bir proje anlayışıyla ele aldık. Üç etap halinde hayata geçirdiğimiz projede hedefimiz, sektörün temel üretim ve altyapı ihtiyaçlarını karşılayacak güçlü bir yapı oluşturmaktı. 

Bugün gelinen noktada projemizi tamamlayarak teslimleri gerçekleştirdik. İlk etapta doluluk oranı %92’ye ulaştı; ikinci etap ve üçüncü etapta ise proje teslimi yakın zamanda tamamlandı, taşınmalara hızlı bir şekilde başlandı; ihtiyacı olanlar en hızlı şekilde giriş yapabiliyor. Genel olarak dekorasyon ve taşınma süreçleri hızla ilerlemekte olup, 2026 itibarıyla doluluk oranlarında çok yüksek seviyelere ulaşılmasını öngörüyoruz. Elmas Kule’nin üç etaplı yapısıyla, sektöre uzun vadeli, güvenli ve sürdürülebilir bir üretim merkezi kazandırdığımıza inanıyoruz.   

Elmas Kule etap 3 projenizle ilgili neler söylemek istersiniz? Şu an aktif kullanım ve eş zamanlı teslimatlar devam ediyor mu? 

Nisan 2024 itibarıyla inşasına başladığımız Elmas Kule Mikro – 3. Etap, bugüne kadar hayata geçirdiğimiz en hızlı projelerimizden biri oldu. Projeyi planlarken, sektörde uzun süredir gözlemlediğimiz gerçek ihtiyaçları merkeze alarak tamamen bu doğrultuda bir yapı kurguladık. 

Toplam 6 kat üzerinde konumlanan Elmas Kule 3. Etap; brüt 25–50 metrekare aralığında, tamamı dış cepheli ve kullanıma hazır olarak tasarlanmış 78 mikro atölye ile 11 mağazadan oluşuyor. İlk iki etaptan farklı olarak bu etapta, üretime hemen başlanabilecek şekilde içi tamamen tamamlanmış alanlar sunduk. 

Özellikle Kapalıçarşı ve Kuyumcukent’te cepheye sahip olmayan, düşük metrekareli ve sıkışık alanlarda üretim yapan atölyecilerin; daha ferah, verimli ve cepheli alanlara geçebilmesini hedefledik. Tüm planlama ve metrekareler bu ihtiyaca göre belirlendi. 

Bugün Elmas Kule 3. Etap’ta teslim süreçleri tamamlanmış olup, alanlar aktif şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Yeni alımlarda eş zamanlı teslim imkânı sunulmakta, kullanıcılar hazır alanlarda üretime hemen başlayabilmektedir. 

Sektöre katkılarınız da aralıksız sürüyor. İstanbul Jewelry Show ana sponsoru yine Elmas Kule idi. Neler söylersiniz? 

Evet, her sene olduğu gibi bu sene de İstanbul Jewelry Show ana sponsoru Elmas Kule. Elmas Kule, marka değerinin istediğimiz konuma gelmesi, yaptığımız ve yapacağımız tüm çalışmalar ile doğru orantılı. Bunun bilincinde olduğumuz için sponsorluk konularında da öncülük etmeye devam edeceğiz. Katılımcıların fuaye alanına giriş yaparken projemizi görüyor olması önemli bir ayrıcalık. Bu sene de ekiplerimiz aynı noktada hizmet vermeye devam etti. 

Elmas Kule ayrıca çevre dostu bir proje. Bu alanda nelere dikkat edildi? 

Elmas Kule, proje aşamasından itibaren sürdürülebilirliği, çevreye ve insan sağlığına duyarlılığı merkeze alan bir anlayışla hayata geçirildi. İlgili resmi kurumlar tarafından sürekli denetlenen en son teknoloji arıtma tesislerine sahip Elmas Kule’de, kuyumcu dükkânlarının içinde kimyasalların güvenli şekilde arıtılmasına olanak tanıyan özel üniteler yer alıyor. Ayrıca önlemleri daha da güçlendirmek amacıyla çatıda gaz arıtma üniteleri bulunuyor. Enerji verimliliği kapsamında bina genelinde düşük enerji tüketimli, yüksek verimli LED aydınlatma sistemleri tercih edildi. Ortak alanlarda kullanılmayan bölümler, otomatik kumanda sistemiyle devre dışı kalacak şekilde tasarlandı. Mekanik ekipman seçiminde ise enerji ve su tasarrufunu ön planda tutan, düşük tüketimli ve yüksek verimle çalışan cihazlar kullanıldı. Tüm bu uygulamalarla Elmas Kule’de, çevreye duyarlı, insan sağlığını gözeten ve enerji tasarrufunu maksimum seviyede sağlayan sürdürülebilir bir yapı anlayışı hayata geçirilmiş oldu.